15.11.11 tarih ve ben...

Gece bizim ufaklığın burun tıkanıklığı sayesinde kısa kısa uykularla geçti.
Annesi ağızdan aldığı süt kadarını burundan vererek (tıkanıklığın açılması için serum fizyolojik yerine. Ablasında da aynısını yapmıştık ve başarılı sonuçlar elde etmiştik.) beslenmesine oldukça faydalı oldu.

Artık 73 yaşında olan ve yine klasik korkularımız ( Maaşlı bir yerde çalışıyorum. Borçları dükkanla ödeyemeyiz korkusu) sayesinde bizlere esir olan babam dükkanı açmıştı. Bende parasal sayımı yaptıktan sonra kasayı devrettim ve çıktım.

Kızımı okula ve kendimide iş yerine bıraktım.

Kendime diyorum ki" geç dükkanın başına ve istediklerini yap. Küçükde olsa hayallerini gerçekleştirme şansın olur." Daha sonra tekrar korkular, borçlar, çocukların geleceği vb. ortaya çıkıyor ve oturuyorum yerime.

Hanımı aradım az önce konuşmalardan birşeyler yakalarım umuduyla olmadı. O nasıl başarıyorsa yapıyor kendini adapte ediyor ortama. Ben yapamıyorum.

Artık alamadığım şeyler beni rahatsız ediyor. Neden yapamadım diye sorguluyorum hayatımı. Sanırım başarısızlık duygusu tamamıyle benliğimi kaplamaya başladı.

Ufaklık Geliyor...Hayat Devam Ediyor.

Az kaldı sanırım önümüzdeki hafta aramıza katılacak okeye 4.

Anne telaşlıydı yetişmeyecek diye, ancak ne oldu da oldu önemli eşyaların hepsi tamamlandı. Arabasıda dün alındı. Klasik aile arabası spor modeller vardı. Güvenlik sağlık ve alışkanlıklara bağlı olarak ablasının arabasının modelinden aldık.

Evde kendisi küçük ama yarattığı etkisi çok büyük olan mutfak tadilatı işini 2,5 ay gibi bir sürede tamamladık. Üç kağıtçı bir ustanın eline düştük rezil etti bizi. Bir şekilde allahın sevdiği kulu olduğumuz için çok fazla zarar etmeden kurtulduk.

Dükkanım her zamanki gibi oldukça durağan. Bilemedik ve sanırım fazla hayal kurduk. Neyse umarım önümüzdeki dönem düzelir. Başka bir yerde çalışmaktan oldukça rahatsızlık duyuyorum. Emir almak başkalarının eksikliklerini gidermekle uğraşmak çok canımı yakıyor. Düzelecek umarım bir şekilde.
Umut fakirin ekmeği.

Yazlık kiraladık. Hanım doğumdan sonra bir süre çalışmayacağı için vaktini güzel geçirsin istedim. Umarım güzelde geçer. Bende bu sayede son kalan hobim balık tutma işine odaklanabilirim.

ŞAKA

Dün geceden bu yana bizim bebekte hareket yoktu. Anne karnında tekme, rövaşata filan bekledik ama olmadı. Zaman geçtikçe endişelenmeye başladım. Fıldır fıldır dönerdi aslında. İnsanın aklına olmadık şeyler geliyor. Korkuyor.

Az önce bize şaka yaptığını öğrenmiş bulunuyorum. Annesi sabah kahvaltısını iş yerinde yapıtıktan sonra, meyvesini (muz) yedikten sonra hareketlenmeye başlamış. Annesi yine fıldır fıldır dönüyor içerde diyor.

Keratanın annesi ve babası böyle basküller tartamayacak kadarken ondan da başka birşey beklenmezdi. Aç bebek oynamaz dedi. Bize mesajını gönderdi.

Dört gözle bekliyoruz eşşek sıpasını.

Zaman

Ne çabuk geçiyor kardeşim bu zaman. En son yazımdan bu yana yaklaşık 10 ay olmuş. Bunu durdurmanın bir yolu yok mu?

Bu süre zarfında ne mi oldu?
1) Kırtasiye aynı dinginlikle devam ediyor. Kimilerinin günde yaptığı satışı biz bir ayda yapıyoruz. Ama ne olacak artacak umutluyum.
2) Kamuya sözleşmeli personel olarak işe girdim. Hep tam battım derken bir şekilde kıyısından dönüyorum. Oradan aldığım maaşla kırtasiyeye destek oluyorum.
3) Aile fertleri sayısı 4'e çıkacak. Beklenti Mayıs sonu Haziran başı.
4) Dostumun sayesinde hayatımda ilk defa yurt dışına çıktım. Kıbrıs yavru vatan. Yedik içtik desem olmayacak. Daha çok yedim içtim. Dostum oyunlara kendini kaptırdı. Bende biraz rulet oynama fırsatı buldum. Oldukça keyifliydi.
5) Kızımın okul arkadaşlarının aileleriyle daha samimi olduk diyebiliriz.
6) Bayram tatilini Silence Beach Otelde Tüm geniş aile fertleriyle geçirelim dedik, bizim gelinin annesinin vefatıyla bir aile eksik oldu. Seneye telafi ederiz.
7) Benim dışardan has delikanlı kuzen, pireyi deve yaparak küskünlük gösteriyor. Evrene havale ediyorum. Mezara da en az 50 kişiyle küs gidecek.

Anlatacak çok şey var.  Daha sonra devam edeceğim.