Çok yakın dostlarımdan bir tanesi anlatmıştı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandığında hepimiz havalara uçmuştuk. Okula gitti kaydını yaptırdı büyük bir heyecanla. Derslerin başlamasını bekliyor ve gün geliyor ders programları belirleniyor. İlk ders sınıfa giriyorlar. Hepsi yeni yetme hepsi heyecanlı. Dersin öğretmeni sınıfa giriyor. "Günaydın doktor arkadaşlarım diyor." Tabi herkes şaşkın, bir tanesi hemen balıklama dalıyor, " hocam yanlış geldiniz herhalde burası birinci sınıf" gevrek gevrek gülüyorlar. Yılların öğretmeni yeni yetme karşısında ilk dersini veriyor. Ve diyor ki " doktor olmanıza bir engel mi var. Nasıl olsa aflarla şunla bunla bitireceksiniz bu okulu."
Neden anlattım bu hikayeyi?
Hali hazırda çalıştığım yerde nasıl olduysa mühendislik bitirmiş bir elemanın davranışları 20 yıl sonra bu hikayeyi hatırlatıyor da ondan.
Tüm eğitmenlerimize saygılarımla
Yorumsuz
3 Ağustos 2009 Pazartesi -
by:
saysbook
H: beynimize neden hükmedemiyoruz?
S: şimdi normalde kaderci anlayışta düşüncelerimiz çok önemli değil. bir şeyi değiştiremiyoruz..ama okuduğun kitaplar
H:yani determizm..determinizm
S: evrensel bir enerjiden bahsediliyor. ve enerji şekil değiştirebiliyor..
H:kuantumda ise belirli birşey yok..
S: düşüncelerimizde bir enerji yoğunluğu olduğuna göre evrensel algımızı değiştirebiliriz.evet öle. S: yani...
H:evrensel algılarımızı değiştirebilmemiz beynimize bağlı...
H:çünki enerji dalgalarını üreten beyin...
S: şu anda evrende aynı anda onbinlerce konumda hayatlarımız devam ediyor. ama biz düşüncelerimizle o andaki en uygun konuma yerleştiriliyoruz.bknz. evrenden torpilim var.
H:ama einstein ööle demiyor..
S: einstein da aslında şunu demişti hatırlarsan
H:Aykut mu doğru einsten mı? yoksa bizim hangisine inandığımız mı?
H:ne demiş?
S: ışık tan daha hızlı hareket edebilirsek geçmişimizde evrene yayılmış enerjileride bir aynaya odaklarsak
H:ti.
S: geçmişi görebiliriz.
H:ama geçmişi görmek birşeyi değiştirmez..
S: bu da demek oluyorki kısmen geçmişimizde evrende hala yaşıyor...ya biz başka bir şeyin geçmişindeyseko zaman değiştirir değil mi?
H: ama einstein bir determinist...
H: tanrı zar atmaz diyen de einstein...yani herşey belirli...
H: bu da demek oluyor ki yaşayacaklarımız zaten belirli..
S: kısmen ya da değil...kuantum boyutunu algıyabilmemiz için onu ölçebilmemiz gerekir...
H:ölçülemiyor...
S: ancak bu durum da başka bir sorun ortaya çıkıyor....
H:hızını ve konumunu bilmemiz lazım..
H:ama sürekli konumu ve hızı değiştiği için imkansız...
S: diyorlarki o durumda da kuantum rastlantısallığı ortadan kalktığı için
H:doğru mu algılamışım?
S: mevcut durumda öyle
S: alice kuantum diyarındayı mutlaka oku...soruların cevabı orada
H:döndüğümde ilk işim Mama ve alice'i almak olacak...
S: shrödingerin kedisi...mama değil MOMO
H:mama veya momo bu tamamen göreceli...
S: shrödinger, kuantum fiziğini açıklarken şöyle bir deney yapıyor...diyor ki
H:çevir yanmasın..dinliyorum..
H:kutu içinde kedi..
H:sesten ve ışıktan izole edilmiş..
S: bir kedi...ve radyoaktif bir element i bir kutunun içine koyalımevet...
S: kutunun kapağını açmadığımız sürece kedinin ne durumda olduğunu bilemeyiz...
H:kedi ölür mü? yaşar mı? kimse bilemez...
S: evet...
S: bunu bilmemiz için gözlemlememiz gerekiyor.
H:nasıl?
S: kutunun kapağını açarak
H:haa..
S: kedi ölü ya da canlıdır...
S: ama kapalı olduğunda sadece tahmin yürütebiliriz...
S: kuantum da böyle bir durum...gelelim diğer kitaplarla bağlantısına...
H:kuantumda da tahmin yürütmek gerek..
H:evet sööle bakalım..
S: evrenden torpil hikayesi filan...
S: şimdi enerji ve frekans davası...hangi enerji yoğunluğundaysak
S: dolayısı ile onu görürüz...veya yaşarız...
S: tv dönüştürücüsü gibi...
S: radyo frekansından yayın yapıp televizyon görüntüsü elde edemeyiz...
S: dolayısı ile bizin yaydığımız enerji o anda milyonlarca olasılıktan o frekanstaki hayatı yaşatıyor bize...yani sadece onu görebiliyoruz...
H: yani enerji yoğunluğumuzu değiştirsek istediğimiz gibi mi yaşarız??daha doğrusu doğru enerji yoğunluğu ile..
S: kesinlikle...He atomu ile O atomu arasında ne fark vardır...
H:bu da beyin gücümüze, düşüncelerimize mi bağlı ?
H:molekül ağırlıkları
S: elektron, nötron, proton..kuark vs...hepsinde aynı değilmi?ama ikisi farklı değil mi?
S: çünkü enerji yoğunlukları farklı...
H:seninle benim enerji yoğunluklarımız yakın mı?
S: yani O enerjisi o olmak için çekirdeğinde o kadar enerji biriktirmiş...vs vs...
H:yakın olduğu için mi anlaşabiliyoruz?
S: öyle görünüyor..
H:bazı angutlarla anlaşamama sebebimde bumu dur?ee güzel..
S: aslında o kadar kolay görünüyor ki...
H:kardeş enerji yoğunluğumuzu nasıl değiştireceğiz?
S: şöyle bir durum daha var...pozitif düşünce ile...
S: peki nasıl pozitif düşünecez...egolarımız ortadan kaldırarak...
S: egolarımızı nasıl ortadan kaldıracağız...
S: ego ların oluşmasına sebep olan olayları gerçek durumlarıyla beynimize kazıyarak...
S: vs vs...
H:geçmişimizi kazıyarak mı?
S: geçmişi kazıyarak değil...geçmişte oluşturulan düşünce yapılarının yerine daha doğru olanları koyarak...aykut yazmış biliyorsun...
H: o kısmı tekrar okumalıyım..
S: Para adamı değiştirir, parayla saadet olmaz..
H:ha tamam hatırladım...
S: bence bir kaç kez okumak gerekecek...
H:bu yanlış düşünceler yüzünden...
S: sakla samanı gelir zamanı...
H:çok güldük başımıza kötü bişi gelecek...gibi..
S: evet kesinlikle...
H:kardeşim bazı şeyler daha da açıklığa kavuştu kafamda...
S: bunları ortadan kaldırmak gerekiyor...daha da kavuaşacak kardeşim...
H:biri bana dedi ki Aykut ile R. Şanal bazı konularda birbirlerine tezatmış..
S: mutlaka...
H:ama ben R.şanal'ı daha bitirmedim...
S: joe vitale, R Şanal, aykut hepsinin arasında fark var...neden...
H:neden..
S: çünkü kuantumu herkes farklı gözlemliyorda ondan...
S: biliyorsun klasik fizikte...bir madde aynı anda iki yerde olamaz...
H:evet..
S: ama kuantum...konum ve hız ölçülemediği için farklı yerlede olduğu gözlemlenebilir...
S: dolayısı ile senin gözlemlediğinle benim gözlemlediğim arasında da farklar olacaktır...
H:bu renkleri görme olayına benziyor..
S: evet...renk, koku, his
S: senin neyi gözlemlediğinle ilgili kişiden bağımsız...
S: başkalarından...senin gözleminle benimki farklı olabilir...
S: anladığım kadarıyla kuantumda da durum bu...neyse kardeş...
S: biraz mola...benim çıkmam lazım...tşk ederim...
H:benimde..
H:ben tşk. ederim..
S: bu konuda da beraber hareket ettiğin için...
H:yine konuşuruz..
S: güzel bir çalışma oldu...evet...
H:seni seviyorum (HOOPONOPONO FELSEFESİ)
S: bye
S:bende kardeşim...
S: şimdi normalde kaderci anlayışta düşüncelerimiz çok önemli değil. bir şeyi değiştiremiyoruz..ama okuduğun kitaplar
H:yani determizm..determinizm
S: evrensel bir enerjiden bahsediliyor. ve enerji şekil değiştirebiliyor..
H:kuantumda ise belirli birşey yok..
S: düşüncelerimizde bir enerji yoğunluğu olduğuna göre evrensel algımızı değiştirebiliriz.evet öle. S: yani...
H:evrensel algılarımızı değiştirebilmemiz beynimize bağlı...
H:çünki enerji dalgalarını üreten beyin...
S: şu anda evrende aynı anda onbinlerce konumda hayatlarımız devam ediyor. ama biz düşüncelerimizle o andaki en uygun konuma yerleştiriliyoruz.bknz. evrenden torpilim var.
H:ama einstein ööle demiyor..
S: einstein da aslında şunu demişti hatırlarsan
H:Aykut mu doğru einsten mı? yoksa bizim hangisine inandığımız mı?
H:ne demiş?
S: ışık tan daha hızlı hareket edebilirsek geçmişimizde evrene yayılmış enerjileride bir aynaya odaklarsak
H:ti.
S: geçmişi görebiliriz.
H:ama geçmişi görmek birşeyi değiştirmez..
S: bu da demek oluyorki kısmen geçmişimizde evrende hala yaşıyor...ya biz başka bir şeyin geçmişindeyseko zaman değiştirir değil mi?
H: ama einstein bir determinist...
H: tanrı zar atmaz diyen de einstein...yani herşey belirli...
H: bu da demek oluyor ki yaşayacaklarımız zaten belirli..
S: kısmen ya da değil...kuantum boyutunu algıyabilmemiz için onu ölçebilmemiz gerekir...
H:ölçülemiyor...
S: ancak bu durum da başka bir sorun ortaya çıkıyor....
H:hızını ve konumunu bilmemiz lazım..
H:ama sürekli konumu ve hızı değiştiği için imkansız...
S: diyorlarki o durumda da kuantum rastlantısallığı ortadan kalktığı için
H:doğru mu algılamışım?
S: mevcut durumda öyle
S: alice kuantum diyarındayı mutlaka oku...soruların cevabı orada
H:döndüğümde ilk işim Mama ve alice'i almak olacak...
S: shrödingerin kedisi...mama değil MOMO
H:mama veya momo bu tamamen göreceli...
S: shrödinger, kuantum fiziğini açıklarken şöyle bir deney yapıyor...diyor ki
H:çevir yanmasın..dinliyorum..
H:kutu içinde kedi..
H:sesten ve ışıktan izole edilmiş..
S: bir kedi...ve radyoaktif bir element i bir kutunun içine koyalımevet...
S: kutunun kapağını açmadığımız sürece kedinin ne durumda olduğunu bilemeyiz...
H:kedi ölür mü? yaşar mı? kimse bilemez...
S: evet...
S: bunu bilmemiz için gözlemlememiz gerekiyor.
H:nasıl?
S: kutunun kapağını açarak
H:haa..
S: kedi ölü ya da canlıdır...
S: ama kapalı olduğunda sadece tahmin yürütebiliriz...
S: kuantum da böyle bir durum...gelelim diğer kitaplarla bağlantısına...
H:kuantumda da tahmin yürütmek gerek..
H:evet sööle bakalım..
S: evrenden torpil hikayesi filan...
S: şimdi enerji ve frekans davası...hangi enerji yoğunluğundaysak
S: dolayısı ile onu görürüz...veya yaşarız...
S: tv dönüştürücüsü gibi...
S: radyo frekansından yayın yapıp televizyon görüntüsü elde edemeyiz...
S: dolayısı ile bizin yaydığımız enerji o anda milyonlarca olasılıktan o frekanstaki hayatı yaşatıyor bize...yani sadece onu görebiliyoruz...
H: yani enerji yoğunluğumuzu değiştirsek istediğimiz gibi mi yaşarız??daha doğrusu doğru enerji yoğunluğu ile..
S: kesinlikle...He atomu ile O atomu arasında ne fark vardır...
H:bu da beyin gücümüze, düşüncelerimize mi bağlı ?
H:molekül ağırlıkları
S: elektron, nötron, proton..kuark vs...hepsinde aynı değilmi?ama ikisi farklı değil mi?
S: çünkü enerji yoğunlukları farklı...
H:seninle benim enerji yoğunluklarımız yakın mı?
S: yani O enerjisi o olmak için çekirdeğinde o kadar enerji biriktirmiş...vs vs...
H:yakın olduğu için mi anlaşabiliyoruz?
S: öyle görünüyor..
H:bazı angutlarla anlaşamama sebebimde bumu dur?ee güzel..
S: aslında o kadar kolay görünüyor ki...
H:kardeş enerji yoğunluğumuzu nasıl değiştireceğiz?
S: şöyle bir durum daha var...pozitif düşünce ile...
S: peki nasıl pozitif düşünecez...egolarımız ortadan kaldırarak...
S: egolarımızı nasıl ortadan kaldıracağız...
S: ego ların oluşmasına sebep olan olayları gerçek durumlarıyla beynimize kazıyarak...
S: vs vs...
H:geçmişimizi kazıyarak mı?
S: geçmişi kazıyarak değil...geçmişte oluşturulan düşünce yapılarının yerine daha doğru olanları koyarak...aykut yazmış biliyorsun...
H: o kısmı tekrar okumalıyım..
S: Para adamı değiştirir, parayla saadet olmaz..
H:ha tamam hatırladım...
S: bence bir kaç kez okumak gerekecek...
H:bu yanlış düşünceler yüzünden...
S: sakla samanı gelir zamanı...
H:çok güldük başımıza kötü bişi gelecek...gibi..
S: evet kesinlikle...
H:kardeşim bazı şeyler daha da açıklığa kavuştu kafamda...
S: bunları ortadan kaldırmak gerekiyor...daha da kavuaşacak kardeşim...
H:biri bana dedi ki Aykut ile R. Şanal bazı konularda birbirlerine tezatmış..
S: mutlaka...
H:ama ben R.şanal'ı daha bitirmedim...
S: joe vitale, R Şanal, aykut hepsinin arasında fark var...neden...
H:neden..
S: çünkü kuantumu herkes farklı gözlemliyorda ondan...
S: biliyorsun klasik fizikte...bir madde aynı anda iki yerde olamaz...
H:evet..
S: ama kuantum...konum ve hız ölçülemediği için farklı yerlede olduğu gözlemlenebilir...
S: dolayısı ile senin gözlemlediğinle benim gözlemlediğim arasında da farklar olacaktır...
H:bu renkleri görme olayına benziyor..
S: evet...renk, koku, his
S: senin neyi gözlemlediğinle ilgili kişiden bağımsız...
S: başkalarından...senin gözleminle benimki farklı olabilir...
S: anladığım kadarıyla kuantumda da durum bu...neyse kardeş...
S: biraz mola...benim çıkmam lazım...tşk ederim...
H:benimde..
H:ben tşk. ederim..
S: bu konuda da beraber hareket ettiğin için...
H:yine konuşuruz..
S: güzel bir çalışma oldu...evet...
H:seni seviyorum (HOOPONOPONO FELSEFESİ)
S: bye
S:bende kardeşim...
0
yorum
-