Gece bizim ufaklığın burun tıkanıklığı sayesinde kısa kısa uykularla geçti.
Annesi ağızdan aldığı süt kadarını burundan vererek (tıkanıklığın açılması için serum fizyolojik yerine. Ablasında da aynısını yapmıştık ve başarılı sonuçlar elde etmiştik.) beslenmesine oldukça faydalı oldu.
Artık 73 yaşında olan ve yine klasik korkularımız ( Maaşlı bir yerde çalışıyorum. Borçları dükkanla ödeyemeyiz korkusu) sayesinde bizlere esir olan babam dükkanı açmıştı. Bende parasal sayımı yaptıktan sonra kasayı devrettim ve çıktım.
Kızımı okula ve kendimide iş yerine bıraktım.
Kendime diyorum ki" geç dükkanın başına ve istediklerini yap. Küçükde olsa hayallerini gerçekleştirme şansın olur." Daha sonra tekrar korkular, borçlar, çocukların geleceği vb. ortaya çıkıyor ve oturuyorum yerime.
Hanımı aradım az önce konuşmalardan birşeyler yakalarım umuduyla olmadı. O nasıl başarıyorsa yapıyor kendini adapte ediyor ortama. Ben yapamıyorum.
Artık alamadığım şeyler beni rahatsız ediyor. Neden yapamadım diye sorguluyorum hayatımı. Sanırım başarısızlık duygusu tamamıyle benliğimi kaplamaya başladı.