Son günlerde bir banka reklamı var. Çocuğun abisi işsiz ve 2010 da iş bulmasını temenni ediyor. Bu reklamı doğru mu anladım diye bir kaç defa seyrettim. Ne yazıkki doğru anlamışım.
19 Ocak 2010 Salı -
by:
saysbook
A) Açıkça görüldüğü gibi, bu gezegendeki her şey ' karşıtlar yasası' ile dengede tutulmaktadır. Yani her şeyin, aracılığıyla var olduğu ve ona karşı koyan başka bir şeyin var olması.
B) Yaşamınızda bir şey yapmak isterseniz, insanların 'Antagonist' olarak tanımladığı zıt bir kuvvetle karşılaşmak zorundasınız.
C)Her insan, isteği ile bunun gerçekleşmesi arasında karşı çıkan bir gücün varlığını hisseder. Bir tür evrensel sürtünme kuvveti.
B) Yaşamınızda bir şey yapmak isterseniz, insanların 'Antagonist' olarak tanımladığı zıt bir kuvvetle karşılaşmak zorundasınız.
C)Her insan, isteği ile bunun gerçekleşmesi arasında karşı çıkan bir gücün varlığını hisseder. Bir tür evrensel sürtünme kuvveti.
0
yorum
-
ÖFKE
12 Ocak 2010 Salı -
by:
saysbook

Bugün çok öfkeliyim. Sabahtan bu yana dişim ağrıyor. Ağrı kesici üstüne ağrı kesici alıyorum ama ağrı geçmiyor. Dişçiye gittim yapacak birşeyim yok dedi. Antibiyotik ve ağrı kesici kullanmamı ve iltihap kuruduktan sonra tedavi yapabileceğini söyledi.
Diş etlerim çekiliyormuş. İnsanın bu şartlar altında diş etleri çekilmezde ne olur. Şu anda bu güne kadar yardım ettiğim insanların hepsi bir yerlerde birşeylere sahip olup bana artizlik ve bilmişlik yaparken ben diş etlerimin çekilmesi ve ağrılarıyla uğraşıyorum.
Sabahları ağlanacak halime gülerek uyanıyorum.
Okuduğum kitaplar ve hissettiklerim şunu anlattı bana.
Bu güne kadar yardım ettiklerim negatif enerjilerini üzerime kusarak rahatlıyorlar. Tavsiyelerimle daha iyi hissediyorlar. Ama ben onlardan aldığım enerjiyle çamurun içine batıyorum.
Tahterevalli misali onların yüklerini alıp yukarıya taşıyorum.

Eş dost kaprisi çekiyorum. Sağıma bakıyorum adam yok soluma bakıyorum adam yok.
0
yorum
-
Aile
9 Ocak 2010 Cumartesi -
by:
saysbook
Birlik beraberlik.
Dünden kalan ve bizlere miras bırakılmaya çalışılan sevgi saygı. Vakit, nakit. Vefakar ve cefakar iki insan'a bu gece selam olsun diyorum. Teşekkürler sizlere iyiki varsınız. Tüm egoistliklere, tüm saygısızlıklara rağmen amansız, yıkılmadan ayakta kalan, hakettiğinizi yaşamadan belki de ömrünüzü tamamlayıp göçüp gideceksiniz aramızdan. Allah ayırmasın.
Allah ayırmasın diyoruz ama çocuklar ayırdı sizleri. Bu nasıl bir sevgidir ki bırakmazsınız yıkıldığımızda bizleri. İbret olsun tek yanlışta çocuklarını çarpacak yer arayan annelere, babalara öykünüz.
Kır eşşek yaşında olan bizlerin etrafında ömrünüzü, en kıymetli zamanınızı harcıyorsunuz. Teşekkürler sizlere.
Yetmişe gelmeden ve hatta kırkına gelmeden bitmiş olanlara inat yetmişi geçmişken hala gururla, ayakta duran sizlere teşekkürler.
Teşekkürler baba sağolasın, varolasın ellerine sağlık. Oğlu ve gelinine oğlunun evinde yemek hazırlayan belkide tek babasın.
Bir kahve veya çay içmeden gittin, sorma zahmetine bile katlanmadık.
Dünden kalan ve bizlere miras bırakılmaya çalışılan sevgi saygı. Vakit, nakit. Vefakar ve cefakar iki insan'a bu gece selam olsun diyorum. Teşekkürler sizlere iyiki varsınız. Tüm egoistliklere, tüm saygısızlıklara rağmen amansız, yıkılmadan ayakta kalan, hakettiğinizi yaşamadan belki de ömrünüzü tamamlayıp göçüp gideceksiniz aramızdan. Allah ayırmasın.
Allah ayırmasın diyoruz ama çocuklar ayırdı sizleri. Bu nasıl bir sevgidir ki bırakmazsınız yıkıldığımızda bizleri. İbret olsun tek yanlışta çocuklarını çarpacak yer arayan annelere, babalara öykünüz.
Kır eşşek yaşında olan bizlerin etrafında ömrünüzü, en kıymetli zamanınızı harcıyorsunuz. Teşekkürler sizlere.
Yetmişe gelmeden ve hatta kırkına gelmeden bitmiş olanlara inat yetmişi geçmişken hala gururla, ayakta duran sizlere teşekkürler.
Teşekkürler baba sağolasın, varolasın ellerine sağlık. Oğlu ve gelinine oğlunun evinde yemek hazırlayan belkide tek babasın.
Bir kahve veya çay içmeden gittin, sorma zahmetine bile katlanmadık.
0
yorum
-
Sigara Yasağı
7 Ocak 2010 Perşembe -
by:
saysbook
17/12/2009 tarihi itibarıyla sigarayı bıraktım. Bu bırakmamda sigara yasağının hiçbir etkisi olmamıştır bunu belirteyim. Bazı koca kafalar kendilerine pay çıkartmasınlar.
Uzun süredir içerken canım istemiyordu. Bir görev gibi içiyordum. Birşeyleri görev gibi yapmak bir zorunluluk olması beni rahatsız ediyor.
Yüzüme kan geldi mi? Sağlığımda bir rahatlama oldu mu? hayır. Bizim hanım benim sigarayı bıraktığımı 2,5 hafta sonra öğrendi. Demek ki bende bir değişiklik olmadı. Tek sorun aşırı yemek yeme isteği. Sürekli birşeyler atıştırmak istiyorum. Yediklerimden de hiç bir zevk almıyorum.
Bu gün burada yazmak istediğim konu. Sigara içmeyenlerin içenlere uyguladıkları faşizan tavır. Kapalı alanlarda sigara içme yasağı.
Nice içmeyen arkadaşlarımın gelipte kıçımızın dibine sokulup sonrada rahatsız olduklarını bilirim. Bir çoğunuda cesurca kovmuşumdur. İçmiyorsan ve rahatsız oluyorsan benim olduğum ortama gelmezsin kardeşim.
Sigara içilen kafeler ve Sigara içilen barlar olsun. Sadece sigara içenler girsinler. Garsonlar da patronlarda sigara içenlerden olsun vs vs.
Ama yoktur böyle insanlar. Onlar özgürlük isterler hep kendilerine yontukları keserleri ile.
Nerde kaldı yasaklara karşı demokratlar. Yasaklara karşı zihniyetler.
Uzun süredir içerken canım istemiyordu. Bir görev gibi içiyordum. Birşeyleri görev gibi yapmak bir zorunluluk olması beni rahatsız ediyor.
Yüzüme kan geldi mi? Sağlığımda bir rahatlama oldu mu? hayır. Bizim hanım benim sigarayı bıraktığımı 2,5 hafta sonra öğrendi. Demek ki bende bir değişiklik olmadı. Tek sorun aşırı yemek yeme isteği. Sürekli birşeyler atıştırmak istiyorum. Yediklerimden de hiç bir zevk almıyorum.
Bu gün burada yazmak istediğim konu. Sigara içmeyenlerin içenlere uyguladıkları faşizan tavır. Kapalı alanlarda sigara içme yasağı.
Nice içmeyen arkadaşlarımın gelipte kıçımızın dibine sokulup sonrada rahatsız olduklarını bilirim. Bir çoğunuda cesurca kovmuşumdur. İçmiyorsan ve rahatsız oluyorsan benim olduğum ortama gelmezsin kardeşim.
Sigara içilen kafeler ve Sigara içilen barlar olsun. Sadece sigara içenler girsinler. Garsonlar da patronlarda sigara içenlerden olsun vs vs.
Ama yoktur böyle insanlar. Onlar özgürlük isterler hep kendilerine yontukları keserleri ile.
Nerde kaldı yasaklara karşı demokratlar. Yasaklara karşı zihniyetler.
0
yorum
-
Borsa
-
by:
saysbook
Bugünlerde borsa oldukça hareketli dönemlerini yaşıyor.
Şu saat itibarıyla 54293 endeks.
Televizyondaki koca ekonomistçilerin konuşmaları hareketin biraz daha yukarı doğru olacağı yönde. Adamlar nasılda biliyorlar değil mi? Yanlız burada dikkat edilecek konu, artık daha az, daha kısık sesle yukarı çıkacak demeleri. 2009 yılında türkiye ekonomisi ne oldu da böyle borsa yükseldi veya başka bir değişle endeks'e dahil olan şirketler, bilançolarında veya karlılıklarında nasıl bir başarı gösterdiler ki değerleri fırladı.
Bunun cevabını kocaman kafalı ekonomistler verecektir. Benim söyleyeceğim;
2007 endeks 59000, işsizlik var, kriz başlıyor.
2008 endeks 22000, işsizlik var, kriz var. Fabrikalar kapanıyor.
2009 endeks 54000, işsizlik var, kriz var. Açılan fabrika yok denecek kadar az.
2009 un nisan ve mayıs aylarında yazmıştım. Ek, Ekonomi ve Trambolin yazılarımda.
Duracaktır yükselme. Biraz Dolarla oynamanın zamanı gelmiştir diye düşünüyorum.
Soracaksınız var mı paran? Hayır yok.
Olsaydı oynayabilirmiydin? Hayır
Peki Neden? Çünkü daima ben duruyorum. Zayıfların seçimlerini yapıyorum.
Şu saat itibarıyla 54293 endeks.
Televizyondaki koca ekonomistçilerin konuşmaları hareketin biraz daha yukarı doğru olacağı yönde. Adamlar nasılda biliyorlar değil mi? Yanlız burada dikkat edilecek konu, artık daha az, daha kısık sesle yukarı çıkacak demeleri. 2009 yılında türkiye ekonomisi ne oldu da böyle borsa yükseldi veya başka bir değişle endeks'e dahil olan şirketler, bilançolarında veya karlılıklarında nasıl bir başarı gösterdiler ki değerleri fırladı.
Bunun cevabını kocaman kafalı ekonomistler verecektir. Benim söyleyeceğim;
2007 endeks 59000, işsizlik var, kriz başlıyor.
2008 endeks 22000, işsizlik var, kriz var. Fabrikalar kapanıyor.
2009 endeks 54000, işsizlik var, kriz var. Açılan fabrika yok denecek kadar az.
2009 un nisan ve mayıs aylarında yazmıştım. Ek, Ekonomi ve Trambolin yazılarımda.
Duracaktır yükselme. Biraz Dolarla oynamanın zamanı gelmiştir diye düşünüyorum.
Soracaksınız var mı paran? Hayır yok.
Olsaydı oynayabilirmiydin? Hayır
Peki Neden? Çünkü daima ben duruyorum. Zayıfların seçimlerini yapıyorum.
0
yorum
-
Yarış
-
by:
saysbook
Yıl 1984;
Oturduğumuz sitede o dönem ki arkadaşlarımızla koşu yarışları yapıyoruz. Her birimizin farklı özellikleri var. Kimimiz kısa mesafede iyi kimimiz uzun mesafede.
Ben oldukça başarılı bir sporcuydum sitede. O dönem ki bütün atletizm müsabakalarını TRT sayesinde seyretme şansına sahiptim.
Taş atma, sopayla yüksek atlama, yüksek atlama, 100 mt. engelli, engelsiz, Site etrafında maraton vb. tüm bunlarda madalya (taşla ezilmiş gazoz kapağı) sıralamasında (ilk 2 de) daima olurdum.
Aklımdan hiç çıkaramadığım bir sahne vardır o günlerden geriye kalan. Uzun mesafe koşulardan birinde. Yarışın son metrelerinde öndeydim. Geriye dönüp baktığımda Hikmet'in kıpkırmızı ve oldukça mutsuz bir yüzle beni takip ettiğini gördüm. O anda karar verdim. Rahat gelmiştim yarışın sonuna. Bu rahatlık bende yarışı kazanmayı haketmediğim düşüncesi yaratmıştı. Durdum Hikmet geldi ve sen hakettin dedim ve beni geçmesine izin verdim. Hikmet 1. olmuştu. Ben 2. sonrası oldukça gerilerden gelenler.
Şimdi düşünüyorumda o yarışı ben haketmiştim. Hikmet 2. olmalıydı. Doğal olana karşı gelip. Zayıfı öne taşımıştım. O günden bu yana da evren daima aynı sonuçla karşılaştırıyor beni. Zayıfları her şekilde öne taşıyorum.
Onlar bana yetişemiyorsa, ben duruyorum.
Oturduğumuz sitede o dönem ki arkadaşlarımızla koşu yarışları yapıyoruz. Her birimizin farklı özellikleri var. Kimimiz kısa mesafede iyi kimimiz uzun mesafede.
Ben oldukça başarılı bir sporcuydum sitede. O dönem ki bütün atletizm müsabakalarını TRT sayesinde seyretme şansına sahiptim.
Taş atma, sopayla yüksek atlama, yüksek atlama, 100 mt. engelli, engelsiz, Site etrafında maraton vb. tüm bunlarda madalya (taşla ezilmiş gazoz kapağı) sıralamasında (ilk 2 de) daima olurdum.
Aklımdan hiç çıkaramadığım bir sahne vardır o günlerden geriye kalan. Uzun mesafe koşulardan birinde. Yarışın son metrelerinde öndeydim. Geriye dönüp baktığımda Hikmet'in kıpkırmızı ve oldukça mutsuz bir yüzle beni takip ettiğini gördüm. O anda karar verdim. Rahat gelmiştim yarışın sonuna. Bu rahatlık bende yarışı kazanmayı haketmediğim düşüncesi yaratmıştı. Durdum Hikmet geldi ve sen hakettin dedim ve beni geçmesine izin verdim. Hikmet 1. olmuştu. Ben 2. sonrası oldukça gerilerden gelenler.
Şimdi düşünüyorumda o yarışı ben haketmiştim. Hikmet 2. olmalıydı. Doğal olana karşı gelip. Zayıfı öne taşımıştım. O günden bu yana da evren daima aynı sonuçla karşılaştırıyor beni. Zayıfları her şekilde öne taşıyorum.
Onlar bana yetişemiyorsa, ben duruyorum.
0
yorum
-

