Yorumsuz

H: beynimize neden hükmedemiyoruz?
S: şimdi normalde kaderci anlayışta düşüncelerimiz çok önemli değil. bir şeyi değiştiremiyoruz..ama okuduğun kitaplar
H:yani determizm..determinizm
S: evrensel bir enerjiden bahsediliyor. ve enerji şekil değiştirebiliyor..
H:kuantumda ise belirli birşey yok..
S: düşüncelerimizde bir enerji yoğunluğu olduğuna göre evrensel algımızı değiştirebiliriz.evet öle. S: yani...
H:evrensel algılarımızı değiştirebilmemiz beynimize bağlı...
H:çünki enerji dalgalarını üreten beyin...
S: şu anda evrende aynı anda onbinlerce konumda hayatlarımız devam ediyor. ama biz düşüncelerimizle o andaki en uygun konuma yerleştiriliyoruz.bknz. evrenden torpilim var.
H:ama einstein ööle demiyor..
S: einstein da aslında şunu demişti hatırlarsan
H:Aykut mu doğru einsten mı? yoksa bizim hangisine inandığımız mı?
H:ne demiş?
S: ışık tan daha hızlı hareket edebilirsek geçmişimizde evrene yayılmış enerjileride bir aynaya odaklarsak
H:ti.
S: geçmişi görebiliriz.
H:ama geçmişi görmek birşeyi değiştirmez..
S: bu da demek oluyorki kısmen geçmişimizde evrende hala yaşıyor...ya biz başka bir şeyin geçmişindeyseko zaman değiştirir değil mi?
H: ama einstein bir determinist...
H: tanrı zar atmaz diyen de einstein...yani herşey belirli...
H: bu da demek oluyor ki yaşayacaklarımız zaten belirli..
S: kısmen ya da değil...kuantum boyutunu algıyabilmemiz için onu ölçebilmemiz gerekir...
H:ölçülemiyor...
S: ancak bu durum da başka bir sorun ortaya çıkıyor....
H:hızını ve konumunu bilmemiz lazım..
H:ama sürekli konumu ve hızı değiştiği için imkansız...
S: diyorlarki o durumda da kuantum rastlantısallığı ortadan kalktığı için
H:doğru mu algılamışım?
S: mevcut durumda öyle
S: alice kuantum diyarındayı mutlaka oku...soruların cevabı orada
H:döndüğümde ilk işim Mama ve alice'i almak olacak...
S: shrödingerin kedisi...mama değil MOMO
H:mama veya momo bu tamamen göreceli...
S: shrödinger, kuantum fiziğini açıklarken şöyle bir deney yapıyor...diyor ki
H:çevir yanmasın..dinliyorum..
H:kutu içinde kedi..
H:sesten ve ışıktan izole edilmiş..
S: bir kedi...ve radyoaktif bir element i bir kutunun içine koyalımevet...
S: kutunun kapağını açmadığımız sürece kedinin ne durumda olduğunu bilemeyiz...
H:kedi ölür mü? yaşar mı? kimse bilemez...
S: evet...
S: bunu bilmemiz için gözlemlememiz gerekiyor.
H:nasıl?
S: kutunun kapağını açarak
H:haa..
S: kedi ölü ya da canlıdır...
S: ama kapalı olduğunda sadece tahmin yürütebiliriz...
S: kuantum da böyle bir durum...gelelim diğer kitaplarla bağlantısına...
H:kuantumda da tahmin yürütmek gerek..
H:evet sööle bakalım..
S: evrenden torpil hikayesi filan...
S: şimdi enerji ve frekans davası...hangi enerji yoğunluğundaysak
S: dolayısı ile onu görürüz...veya yaşarız...
S: tv dönüştürücüsü gibi...
S: radyo frekansından yayın yapıp televizyon görüntüsü elde edemeyiz...
S: dolayısı ile bizin yaydığımız enerji o anda milyonlarca olasılıktan o frekanstaki hayatı yaşatıyor bize...yani sadece onu görebiliyoruz...
H: yani enerji yoğunluğumuzu değiştirsek istediğimiz gibi mi yaşarız??daha doğrusu doğru enerji yoğunluğu ile..
S: kesinlikle...He atomu ile O atomu arasında ne fark vardır...
H:bu da beyin gücümüze, düşüncelerimize mi bağlı ?
H:molekül ağırlıkları
S: elektron, nötron, proton..kuark vs...hepsinde aynı değilmi?ama ikisi farklı değil mi?
S: çünkü enerji yoğunlukları farklı...
H:seninle benim enerji yoğunluklarımız yakın mı?
S: yani O enerjisi o olmak için çekirdeğinde o kadar enerji biriktirmiş...vs vs...
H:yakın olduğu için mi anlaşabiliyoruz?
S: öyle görünüyor..
H:bazı angutlarla anlaşamama sebebimde bumu dur?ee güzel..
S: aslında o kadar kolay görünüyor ki...
H:kardeş enerji yoğunluğumuzu nasıl değiştireceğiz?
S: şöyle bir durum daha var...pozitif düşünce ile...
S: peki nasıl pozitif düşünecez...egolarımız ortadan kaldırarak...
S: egolarımızı nasıl ortadan kaldıracağız...
S: ego ların oluşmasına sebep olan olayları gerçek durumlarıyla beynimize kazıyarak...
S: vs vs...
H:geçmişimizi kazıyarak mı?
S: geçmişi kazıyarak değil...geçmişte oluşturulan düşünce yapılarının yerine daha doğru olanları koyarak...aykut yazmış biliyorsun...
H: o kısmı tekrar okumalıyım..
S: Para adamı değiştirir, parayla saadet olmaz..
H:ha tamam hatırladım...
S: bence bir kaç kez okumak gerekecek...
H:bu yanlış düşünceler yüzünden...
S: sakla samanı gelir zamanı...
H:çok güldük başımıza kötü bişi gelecek...gibi..
S: evet kesinlikle...
H:kardeşim bazı şeyler daha da açıklığa kavuştu kafamda...
S: bunları ortadan kaldırmak gerekiyor...daha da kavuaşacak kardeşim...
H:biri bana dedi ki Aykut ile R. Şanal bazı konularda birbirlerine tezatmış..
S: mutlaka...
H:ama ben R.şanal'ı daha bitirmedim...
S: joe vitale, R Şanal, aykut hepsinin arasında fark var...neden...
H:neden..
S: çünkü kuantumu herkes farklı gözlemliyorda ondan...
S: biliyorsun klasik fizikte...bir madde aynı anda iki yerde olamaz...
H:evet..
S: ama kuantum...konum ve hız ölçülemediği için farklı yerlede olduğu gözlemlenebilir...
S: dolayısı ile senin gözlemlediğinle benim gözlemlediğim arasında da farklar olacaktır...
H:bu renkleri görme olayına benziyor..
S: evet...renk, koku, his
S: senin neyi gözlemlediğinle ilgili kişiden bağımsız...
S: başkalarından...senin gözleminle benimki farklı olabilir...
S: anladığım kadarıyla kuantumda da durum bu...neyse kardeş...
S: biraz mola...benim çıkmam lazım...tşk ederim...
H:benimde..
H:ben tşk. ederim..
S: bu konuda da beraber hareket ettiğin için...
H:yine konuşuruz..
S: güzel bir çalışma oldu...evet...
H:seni seviyorum (HOOPONOPONO FELSEFESİ)
S: bye
S:bende kardeşim...

Hiç yorum yok: