Kızım 6-7 yaşlarındaydı. Onunla gece yatağa uzanıp, benim anlattığım o anda aklıma gelen masallarla uykuya dalardık. Bunlardan 1 tanesi
O Ağacın Dallarının Efendileriydi.
Masal şöyle başlıyordu.
Yıllar yıllar önce, bir çocuk sırtına çıkınını alır ve yola düşer. Az gider uz gider dere tepe düz gider yolda bir kediyle karşılaşır.
Kedi ona derki "hey çocuk nereye böyle çıkınınla?" Çocuk " Köyümden yurdumdan uzaklaşmak istiyorum der. Kedi de " bende gelebilir miyim?" der. Olmaz dersede çocuk ısrarlara dayanamaz ve gelebileceğini söyler. Neyse uzatmayalım. Daha sonra bir eşşekle karşılaşırlar. Aynı konuşmalar onunlada yaşanır ve eşşek te onlara katılır. Derken uzun upuzun bir yol gittikten sonra. Büyük bir ağacın yanına gelirler. Baktıklarında ağacın zirvesini göremezler. Burası korunaklı derler ve altında dinlenmeye başlarlar. Uyuyakalırlar. Bir süre sonra yukarıdan kafalarına birşeylerin düşmesiyle uyanırlar. Alttan bir şey göremedikleri için yukarı tırmanmaya karar verirler. Birinci dala çıktıklarında ilk önce birşey göremezler. Ancak çevreyi araştırdıklarında yaprakların arasına saklanmış sincabı görürler. Ve aralarında şöyle bir konuşma geçer.
Sincap: Hey siz kim oluyorsunuz böyle benim dalıma çıkıyorsunuz?
Çocuk: Aşağıda uyuyorduk. Kafamıza birşeyler düşünce uyandık merak ettik ve buraya tırmandık. Peki sen kimsin?
Sincap: Ben bu ağacın birinci dalının efendisiyim
Ve bu öykü böyle çocukla arkadaşları, ağaçta yukarıya tırmandıkça yeni dalların efendileriyle karşılaşmalarıyla devam eder.
Şimdi düşünüyorum. Hayat ağacında tırmandıkça her gün yeni dal efendileriyle karşılaşıyoruz.
Niye anlattım derseniz Hem kızımı çok özledim. Hem de paylaşmak istedim. Beğenirseniz çocuklarınıza anlatırsınız belki.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder