A) Açıkça görüldüğü gibi, bu gezegendeki her şey ' karşıtlar yasası' ile dengede tutulmaktadır. Yani her şeyin, aracılığıyla var olduğu ve ona karşı koyan başka bir şeyin var olması.

B) Yaşamınızda bir şey yapmak isterseniz, insanların 'Antagonist' olarak tanımladığı zıt bir kuvvetle karşılaşmak zorundasınız.

C)Her insan, isteği ile bunun gerçekleşmesi arasında karşı çıkan bir gücün varlığını hisseder. Bir tür evrensel sürtünme kuvveti.


Bahsi geçen tüm ifadeler Stefano Elio D'Anna 'nın TANRILAR OKULU kitabından alıntı yapılmıştır.

Günlük hayatımda karşılaştığım ve sadece bana özel sandığım şeylerin aslında evrensel ifadelerle herkese eşit mesafede olduğunu gösteren tanımlar yapılmış kitapta.

Karşıtlar yasasını ilk okuduğumda aklıma öyle müthiş bir şey geldiki. Şu anda benim durumumum tam aksi durumda olan yine bir benin bu gezegende olduğu düşüncesi saplandı. Daha sonraki iki ifadeyi okuduktan sonra da bunları buraya yazma heyecanı duydum ve paylaşmak istedim.

Fizik dersi okuyanlar ve aynalarda yansıma konusunu bilenler bilir. Düz bir ayna karşısında bulunan cisim aynadaki görüntüsü, aynaya olan mesafesinde olur. Ne kadar yaklaşırsa o kadar yaklaşır, aksi durumda da o kadar uzaklaşır. Burada bahsi geçen görüntünün hareket yönüdür. Daima birbirinin aksi yönde olur. Nasıl şekillendiğinden bahsetmiyorum. Çünkü ayna size olanı gösterir. Gülen yüzü, gülen yüz. Dairesel görüntüyü dairesel gösterir.

Yukarıdaki karşıtlar yasasında bahsi geçen karşıtlıkta ne kadar mutlu olursanız, o kadar karşıt durumda mutsuz bir durumunuz vardır denilebilir.

Hiç yorum yok: