Melankoli

Bu sabah çocukları derslerine yolladıktan sonra oturdum. Masamın başına blogları gezeyim dedim. Eşim sürekli yapıyor ve oldukça da keyif alıyor bu gezilerinden. Bir çok arkadaşı var. Kendi sözü : Blogger camiasında tanımadığı yok.

Neyse bende gezeyim dedim. Ancak açtığım ve bana rastgelen sayfaların çoğu hüzün dolu geldi. Yanlızlıklarını paylaşmışlar. Kurulan cümleler ve yazım tarzı bende de olduğu gibi yanlızlık dolu. Belkide ben öyle hissediyorum. Bu sabah.

İstanbul'u ve öğrencilik yıllarımı özledim. Yine yeterince değerlendiremediğim aklıma geldi. Yeterince tadını çıkartamadığım günler. Hep bir pişmanlık var o günlerden geriye bende kalan. Yeterince taksimi gezememişim veyahut İstanbul'un yeterince altını üstüne getirememişim gibi geliyor.

Kadıköy sahilinin o kuşçularının (şimdi kaldırılmış) önündeki çay ocaklarında yeterince oturmamışım, yeterince simit çay yememişim gibi geliyor. İçim burkuluyor çok fazla şey yapmadım bunca senelik hayatımda o kadar çok şey yapabilirdim ki. İçim sıkılıyor. Özlüyorum o günleri. Neden daha fazla kullanmadım vapuru. Neden daha fazla içmedim o çaylardan ve neden daha fazla insanla tanışmadım oralarda.

Ve sürekli neden daha.......? sorusu

Hiç yorum yok: