Korku

Bugün pazar ve ben yine işimin başındayım. Buralarda özellikle inşaat sektöründe iş kanunu diye bir şeyin sözünü etmek imkansız.

Çalışma şartları; patron gelir saltanatın içinde, yalakaları etrafında düşecek kırıntıların peşinde. Bizler gibi gelecek yıllarını ipotek altına almış insanlarda ne derlerse onu yapma telaşı içinde.

Çalışma saatlerimiz

Hafta arası 07:00 - 18:00
Hafta sonu 07:00 - 18:00 pazar dahil. Eğer 15 günde bir patronun insafı varsa eve gitmeye izin var. Oda 5 saat gidiş 5 saat dönüş...cumartesi akşam çıkıp gece evindesin. Pazar gece çıkıp sabah işinin başındasın.

29 ekim Türkiye Cumhuriyeti Devletinin cumhuriyet bayramı olduğu için buralarda öyle bayramlar yok. Ve bu aralar şöyle bir tartışma da başlıyor. Kurban bayramında gitmeyinde 2 yevmiye verelim çalışın. Ne hale düştük. Patron : "allah ne muradın varsa versin. "

Türkiyenin ilk 3 ünde olan bir üniversiteyi kazandığım da ne sevinmiştik. Babamızın parasıyla ne havamız vardı. Korkacak hiçbir şeyimiz yoktu.

Şimdi ne oldu kendi paramızı kazanırken, karşı koyamadan koyun gibi dinliyoruz çobanlarımızı.

Bunca yıl sonra bu yaşıma geldiğimde ne elde ettim derseniz GÜL GİBİ KORKULARIM var.

Şeytan diyorki bırak herşeyi. Ne olacaksa görelim. Eteğimizde ağırlık yapan taşlar düşsün.

Tabiki olmaz biz şeytana mı inanacağız. Kaybedeceğiz korkusuyla yaşamaya devam. Ve böyle devam ettikçe kaybedeceğiz.

Hiç yorum yok: