Büyük ihtimalle dış güçler havaya mutsuzluk, yapamamazlık ve huzursuzluk bombası atmışlar :)). Yoksa benim böyle olmamın başka bir açıklaması yok. Okuduğum, gördüğüm ve yaşadığım olaylarda bu kadar kayıtsız kalıyorum.
Sırtımdaki ağırlık gün geçtikçe artıyormuş gibi geliyor. Hava güneşli oluyor ben huzursuzum. Hava bulutlu ben yine huzursuz. Doğum sancısı çekiyorum.
Tek zevk aldığım anlar kitap okuduğum anlar. Sağ olsunlar gerek hanım gerekse kitapsan daki arkadaşlarım sayesinde güzel kitaplar bulabiliyorum. Kitap okurken biran önce son söze ulaşmak istiyorum ancak daha sonra aklıma bir sonraki kitabı nerden bulacağım? Ve bu içinde bulunduğum boşluğu neyle dolduracağım düşüncesi sarıyor ve frenliyorum kendimi.
Kızımda huzursuz hanımla görüştüğüm anlarda anlıyorum öyle olduğunu. Canı sıkkın benden uzak kalmak onuda rahatsız ediyor. Ne de olsa her sene belirli sürelerde ya annesinden ya da benden bir şekilde uzak kalıyor. Geçtiğimiz dönemde 6 ay beraberdik ancak bu sürede benim işsizlik problemim yüzünden yine keyfimize göre yaşayamadık beraberliğimizi.
Şimdi çok daha iyi anlıyorum. Babamızın neden devlet memurluğunda kalıp diğer arkadaşları gibi büyük müteahhitlik peşinde koşmamasını ve bu durumun ailemiz açısından yarattığı büyük avantajı. Zamanında anlamamak gafletine düştük.
Neyse başta dediğim gibi dış güçler mutsuzluk bombası atmışlar. Ayakta kalıp savaşmak ve bombanın etkisini geçirmek lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder