Bugün öğlen istirahatte nasıl olmuşsa dalmışım. Ufaktan gökyüzünden pencereme oradan yol bulup üzerime düşen güneşin ışığıyla uyandım ama bu uyanış burada değil bundan yirmi sene öncesine ait bir uyanıştı.
DSİ de kamptayız ve biran önce odadan çıkıp aşağı inmem lazım. Öğleden sonraki pis 7'li saatini kaçırıyordum. Şort mayo, terlik ve tişört etrafta onları aradım. Nerde kaldın der gibi bakıyorlardı. Ben olmadan da oyunun keyfi çıkmazdı.
Sonra algım değişti. Aslında olmam gereken yerdemiyim yoksa tekrar uykuya mı daldım bilmiyorum. 4 duvarın arasında ve şantiyede olduğum tekrar bilincime yerleşti.
Sonrasında Karataş DSİ kampındaki Deniz Kokusu, Hafif rüzgar, Gökhan, Hakan, Gökay, Nur, Şule, Esra, vb. bilimum dostlarımın konuşmaları beynimde yankılandı.
Daha dün gibiydi. Ama diyorlar ki 20 sene geçti o dönemlerin üzerinden.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder